-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 18 Nisan 2021 Pazar
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
  Doyumsuzlaşan insanlık 24.02.2021
Süleyman Çelebi  /  Çeşni
 Yazarın Diğer Yazıları
 Ramazan Ayı
 Yandık Ya Allah
 Zayıflayan Değerlerimizden Cömertlik
 Her Şeye Karşı Vefa Borcu
 İkna Edilmiş Irgatlar
 MİLLET DARBEYLE SAVAŞI ÖĞRENDİ
 Doyumsuzlaşan insanlık
 Suriye anıları
 Mahrumiyetini çektiğimiz dostluk
 Hayat bir aksi sedadır
 Emekli oldun, artık öl...
 24 saatte kaç şükür gerek?
 Teknoloji tüm mahremiyetleri deşifre etti
 2021’den beklentilerimiz
 İman ve ikna
 Allah’ın rızası
 Yok olmamak için direniyoruz
 İnsansız dünya ve Kapitalizm
 Huzur vadeden ideolojileri çökerttik
 Öğretmenler sistemi kilitledi
 Akıl tutulması mı, akıl kilitlenmesi mi?
 Camilerden mahrumiyeti hissetmek
 Allah’ı dost edinmek
 Merhamet teşkilatı ve hayri STK’lar
 İmam Hatipler niçin var?
 Acaba dinimiz mi bizi mağdur ediyor?
 Katledilen Camilerimiz
 Covid-19’un bize verdiği ağır cezalar
 Sorumluluklarımız ve oturulan koltuklar
 Ben öğretmen olsaydım
 Kritik sorular!
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Bir güzel yorulan kuşak
 Yoklukla ve varlıkla sınavımız
 Dumura uğrayan değerlerimiz ve Kurban
 Doğada, doğal yaşamak
 Ve Ayasofya’yı açtık
 Vefa ve nankörlük
 Ahlakı olmayanın dini olur mu?
 Necip Fazıl’dan nasihatler
 Ayasofya ve cuma namazları
 Dünyayı akıllı hale getiren insan!
 Makam ve Mevkilere sığınmak
 Unutursan hatırlatırlar
  Elini taşın altına sokmak
 Dürüstlük kimden başlamalı?
 Ahlaksızlıklar ahlak yerine geçince
 Bir nefese bin şükür
 Hayatı anlamak
 Beterin beteri var
 Allah ıslah etsin hastaları
 Ya Rabbi Şükür
 Dünyanın tek gündemi Koronavirüs
 COVİD -19 / CORONAVİRÜS
 Ey Ahali Diye Bağırası Geliyor İnsanın
 OSMANLI TOKATI ve TÜRKLER
 MANEVİYAT TRENDİMİZ VE ÜÇ AYLAR
 YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ
 30 AK PARTİLİYLE HASBİHAL
 HOYRATÇA KENDİMİZİ TÜKETİYORUZ
 DOLMUŞA BİNMEK
 İNANÇSIZLIK TAKINTISI
 26 İLME YÖNELME
 26.Bizde Arap Kaymakam, Libya’da Türk Başbakan; Sadullah Koloğlu
 24. YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN MU?
  ALLAH İÇİN YAPTIKLARIMIZA BİR BAKALIM
 ÜMİTLER BİTTİ Mİ YANİ?
 ERİTTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ
 20. İKNA ET, YÖNET, KULLAN
 SAÇMALIKLARLA MUTLU OLMAK
 MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ
  DÜNYAYA GÜNDEM OLAN MİLLETİMİZ
 Makineleşen insan, robotik toplum
 BİNLERCE MAZERETİ KENARA KOYUP, YA ALLAH DEMEK
 ATEŞ BÖLGESİNDEYİZ
 DİN GÖREVLİLERİ VE CAMİLER HAFTASI
  OKULLARIMIZDA İMAM HATİP FARKI
 SUDAN PARA ALINIR MI?
 MERKEZ CAMİSİNDE İLGİNÇ BİR HATIRA
  UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS
 TOPLUMUN DİNAMİKLERİ
 İNİSİYATİF ALABİLEN BÜROKRAT
 LİYAKAT VE KALİTE
 ÖNCE KENDİNDİMİZE BAKSAK
 NASIL ANLATSAM, KIVRANIYORUM
 TEKNOLOJİ VE DİRİLİŞ İMAM HATİP LİSESİ
 BİSMİLLAH İLE
 

İnsanlar olarak hayatın kalitesine dair çeşitli ihtiyaçlara sahibiz. Bu ihtiyaçlar yöreye, geleneğe, inanca, ekonomik imkanlara göre değişkenlik gösterdiğine şahidiz. Aslında her insanın hayat kalitesinin ihtiyacı aynı olması gerekir. Ama imkanlara göre insan kendinde ihtiyaç belirler. Mesela karnını doyuramayan, üstünü örtüp ısınamayan insan, sağlığını, hayvanlarını, iş ortamını vs. bu esnada düşünmez. Önce karnını doyurmaya çalışır.

Aciliyet sıralaması kişiden kişiye değişen ihtiyaçlar karşılandıkça yeni beklenti ve ihtiyaçlar oluştururuz. Şöyle düşünelim. Yaşamak için öce nefese, yeme içmeye, giyinmeye, barınmaya, aileye, geçim kaynağına, arkadaş ve çevre imkanlarına muhtacız. Bunları asgari olarak karşılayan bizler, daha sonra bu ihtiyaçların bir üst seviyesini konuşmaya başlarız. Gecekonduda barınıyorsak, yeni bir ev, o da olduğunda, daha konforlu bir ev... şeklinde ihtiyacımız artar.

Yeme ihtiyacı için önce kuru ekmeğe razı olan insan, imkan buldukça, sulu yemek, etli yemekleri gündemine alır. Daha sonra marka mekanlarda yemeğe yönelir, daha sonra da israftan hoşlanmaya başlar. 

Afra’daki bir insanın ihtiyacıyla İngiltere’deki bir insanın ihtiyaçları da farklıdır. Kısacası ihtiyaçları bizler oluşturuyoruz. Bazen gelirimiz arttıkça ihtiyaç ve harcamalarımız da artıp gitmekte, maaşımız yüksek de olsa yetişmemektedir.

Yirmi yıl önce bu ülkede orta ve üst yaşlarda olanlar bilir ki, çarşıdan çok zaruri ihtiyaçlar alınırdı. Evsel ürünlerle beslenirdik. Turistik geziler, uçak yolculuğu, özel doktor ve hastanelerde tedavi gibi ihtiyaçlar üst düzey yönetici ve iş adamlarının alanına girerdi. Diğer halk onların bu imkanlarını sadece konuşurdu.

Ama günümüzde toplumumuzda her sorunumuz neredeyse çözüldü. Artık daha lüks hizmetler bekliyor, hiçbir şeyi beğenmez, hiçbir şeyden mutlu olmayan bir zaman diliminde yaşıyoruz. Buldukça harcıyor, harcadıkça bulmak için canımızı tırnağımıza takıp koşturuyoruz. Çocuklarımıza yok kelimesini öğretmedik. Onlara her istediğini alarak, onların mutlu olacağını sanırken, onları ihmal ettiğimiz ilk anda düşman kesiliyorlar bize. Yani biz onların her talebini karşılayan bir makine olarak kendimizi tanıttık onlara bugüne kadar. Çocuğun bir istediğine karşı çıkmak, kötü ebeveyn olmamızı gerektiriyor sandık. Doyumsuz nesil ve bireyler aile gibi devletin de her istediğimizi yapma zorunluluğu olduğuna inanıyor. Kendisinin ayrıcalıklı bir insan olarak herkesin kendine hizmet etmesini beklemektedir.

Devletin sunduğu bunca nimet ve imkana karşı her şeyi eleştiriyor, bazen bu kadar yola, köprüye, araca, sağlık hizmetlerindeki lükse, hatta ‘uzaya çıkmaya ne gerek var’ diye itiraz eden insanlar var. Hızlı tren, ucuz uçak bileti ulaşım ve haberleşme gibi hizmetler bazıları için çok önemli, bazılarına göre israf sayılabilmektedir.

Halbuki insan kendi eliyle yaptığı, ürettiği ürünler ne kadar değerlidir. Her insan, kendi branşı ve mesleği ile ilgili üretmelidir. Başkalarının eksikleriyle, laf kalabalığıyla geçen bir hayat beyhude bir hayattır. Başkasının yapıp yapmadığından çok, bizim ne yapıp yapmadığımız daha önemlidir. Eleştiriyi bir hayat tarzı yapma yerine, haklı ve gerekli eleştirilere yönelmeliyiz. 

Bunca gelişmişlikleri görmezden gelmek, çok kör bir bakıştır. Taraftarlık mantığıyla her şeyin eleştirilmesi hiç de akli değildir. Dünyadaki gelişmiş ve gelişememiş ülkeleri göz önüne alarak kıyaslamak çok önemlidir. Gelişmişliğe bizin ne tür katkılarımızın olduğunu görmek gerek. Çalışmadan, emek vermeden, her nimetin ayağımıza gelmesini beklemek bir aciziyet göstergesidir. İnanıyorum ki bu konuda toplumun büyük bir bölümü aynı kanaattedir. İnsan ve Müslüman olarak bismillah deyip, sorumluluklarımızı yeniden ele almak, hatalı davranışlardan arınmak, ayrıca birbirimizi motive de etmek gerekir.

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

2021 Yılının Ramazan Ayı’na Başlarken
İdris Durmuş


Bu Ay Hepimiz İçin Bir Fırsat
Süleyman Çelebi
Çeşni

Ramazan Ayı

Copyright © 1995 - 2021
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!