-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 25 Ekim 2020 Pazar
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
  Burhaniyeli Şehit Teğmen Abdülkadir Efendi 17.09.2020
İdris Durmuş  /  
 Yazarın Diğer Yazıları
 Köylerin kimliği
 Şehirlerde tarım – sanayi dengesi
 Zaman akıp giderken
 Yavru kedilerimize sıcak yuva arıyoruz
 Geçmişten geleceğe köy konakları
 Burhaniyeli Şehit Teğmen Abdülkadir Efendi
 Eğitim-öğretim yılına başlarken
 E-Dönüşüm ve siber güvenliğimiz
 Farklı bir bakış açısı
 17 Ağustos üzerine
 Haydi, var mısınız?
 Z kuşağının köylerimiz için yeni fikirleri
 Tarihsel perspektiften köylerimiz
 Yenilenme ve güncellenme
 Ciğerlerimiz yanmasın
 Yeni misyonla Yeşil & Mavi yol
 Yeniden güncellenmeli
 Köylerimizde kooperatifçilik daha da yaygınlaşmalı
 Yeni dönemde öncelik tarım ve su
 E DÖNÜŞÜM
 Pandemi sonrası
 Gençlerimiz sizlere güveniyoruz
 Yalova’nın gelişim alanı Çiftlikköy
 Normalleşme sürecindeyiz
 Koronavirüsle mücadelede son durum
 İlkbahar mücadelede bizi gevşetmesin
 Su
  Koronayı yeneceğiz
 Dominodan bir taş da sen çek
 Evde Kalalım
  Ne Yapmamalı?
 Küresel Sorun Ulusal Mücadele
  ÇANAKKALE’DEN İDLİB’E TARİHİ MİSYONUMUZ
 SAVAŞIN MAĞDUR ÇOCUKLARI
 BU EVDE ŞEFKAT VAR…
 DÜNYA İNSAN HAKLARINDA SINIFTA KALIRKEN…
 İŞGALLER NEREYE KADAR?
 6,8 VE SONRASI
 YERLİ OTOMOBİL VE YALOVA’DAKİ OSB’LER
 Yeni bir yıl başlarken
 En kötüsü henüz gelmedi!
 YEŞİL BİR YAKLAŞIM
 YALOVA PERSPEKTİFİNDEN OSB’LER
 TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR
 KUŞLARI AÇ KALMAYAN ÜLKE VAR MI?
 GELECEĞİMİZ SİZLERLE EMİN ELLERDE
 SUDAKİ KAYIP KAÇAK PROBLEMİ ÜZERİNE
 TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İLE TOPYEKÜN MÜCADELE
 BU PENCEREDEN BAKINCA!
 ÇİFTLİKKÖY BANKALAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ
 BAZILARI ORDU MİLLET OLDUĞUMUZU UNUTMUŞ
 YALOVA KENT KONSEYİNDE YENİ DÖNEM
 BARIŞ PINARI
 DEPREM GERÇEĞİ
 ZAMAN ISRAFINI SIFIRLAMAK
 Diyarbakır’da ki analar terörü bitirecek
 MERHAMET VE ŞİDDET
  DEĞİŞEN YAĞIŞ REJİMİ
  03:02
  NEREDE ESKİ BAYRAMLAR ?
  17 AĞUSTOSUN 20. YILINDA “TOPLANMA ALANLARI”
  GELECEK VİZYONUMUZDA YALOVA TURİZMİ
  İSRAF VE AÇLIK
 DOĞA İLE ŞAKA OLMAZ
 ORMANLARIMIZ İÇİN DAHA FAZLA DİKKAT
 YEŞİL & MAVİ YOL
 OSB’LERDE 2023’E KADAR 52 BİN İSTİHDAM
 YENİ ORTAÖĞRETİM MODELİ HEYECAN VERİCİ
 23 HAZİRAN’A DOĞRU
 GENÇLERİMİZ İÇİN
 RAMAZAN AYINA GİRERKEN
 DEĞİŞMEYEN DEĞİŞİM…
 HAYVANLAR DA CAN TAŞIYOR!
 ŞEHİRLERİN KİMLİĞİ
 YEREL SEÇİMLERİN ARDINDAN
 31 MART’TAN 2024 VİZYONUNA
 YEREL YÖNETİMLERDE KARAR, HİZMET VE YATIRIM ÖNCELİKLİDİR
 YALOVA SAĞLIK TURİZMİNDE DE CAZİBE MERKEZİ OLACAK
 ÇİFTLİKKÖY’ÜMÜZ OSB’LERİ İLE CAZİBE MERKEZİ
 TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI GENÇLERİMİZİ TEHDİT EDİYOR
 ÇİFTLİKKÖY’ÜMÜZÜ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ
 ŞEHRİMİZ ÖNCELİĞİMİZ
 ŞEHİRLERİN DE CİĞERLERİ VAR!
 2023’LERE DOĞRU EMİN ADIMLARLA
 İKİ KONU
 # VİZYON
 SOSYAL SORUMLULUK BAKIŞ AÇISIYLA YEREL YÖNETİMLER
 2019 YILINA BAKIŞ
 POZİTİF “BİZ” YAKLAŞIMI
 SOKAK HAYVANLARI KIŞIN AÇ KALMASIN
 ÇÖZÜM DOĞA’DA
 DÜNYA, İNSAN HAKLARINA FRANSIZ KALIRKEN
  MAHALLİ İDERELERE TALİPLİ ADAYLARA AÇIK MEKTUP
 2023 Vizyonunda Mahalli Seçimler Üzerine
 İSRAFI SIFIRLAMAK
 2019'DAN 2023'E YEREL YÖNETİM VİZYONU
 MESLEK SEÇİMİ
  BİR BOT , BİR MONT
 KENTLERİN KÜLTÜREL MİRASLARI
 BU ŞEHİR İÇİN “BEN DE VARIM” DİYEBİLMELİYİZ!
 BİLİNÇLİ TÜKETİCİLER İLE ZAMCILAR YENİLİR
 BİLİNÇLİ TÜKETİCİLER İLE ZAMCILAR YENİLİR
 GENÇLERLE YEREL SİYASET VİZYONU
 ETİK DEĞERLER
 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN
 YEREL YÖNETİMLER İÇİN BİRKAÇ NOT
 Güzel Yurdumun Güzel İnsanları
  PİKNİKÇİLER BU YAZIM SİZE!
 CEP TELEFONU TEHLİKESİ
 BENDEN DEMESİ
 İLK DERS NEZAKET OLMALI
 ŞİMDİ DAHA FAZLA ÇALIŞMA ZAMANI
 İDAM
 YENİ VİZYONLA TÜRKİYE
 MERHAMET
 YALOVA’MIZ 3 İKTİDAR MİLLETVEKİLİ İLE TEMSİL EDİLMELİ
 YALOVA’DA HIZLI TREN NEDEN OLMASIN?
 ÇİFTLİKKÖY GAZETESİNİ KUTLUYORUM
 YALOVA’MIZ İÇİN BİRKAÇ SORU !
 MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARINA İTHAF OLUNUR
  SOSYALLEŞEMEYEN SOSYAL MEDYA
 BEBEKLER DOĞU GUTA’DA ÖLÜRKEN...
  GLOBALLEŞEN DÜNYADA ODALAR
 YEREL YÖNETİMLERİN SU STRATEJİSİ
 ÇANAKKALE 1915 ‘DEN AFRİN 2018’E
 TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İLE TOPYEKÜN MÜCADELE
 2019 YEREL SEÇİMLERİ YAKLAŞIRKEN
 YALOVA’DA İMAM HATİP KÜLLİYESİNE DOĞRU
 KAMUOYU VİCDANINDA İDAM CEZASI
 TERÖR BOYUT VE YÖNTEM DEĞİŞTİRİRKEN
 SU’DA KAYIP KAÇAK
  2023 SİYASET VİZYONU
 ZEYTİN DALI HAREKATI VE YENİ DÖNEM
 ÇİFTLİKKÖY İLÇEMİZDE NOTER
 KIŞ GELMEDEN
  2018 YALOVA GÜNDEMİ
  YERLİ OTOMOBİL YALOVA’DA ÜRETİLMELİ
 WHİTE FRİDAY
  TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
  KIŞ GELMEDEN…
 SOSYAL SORUMLULUK PENCERESİNDEN YEREL YÖNETİMLER
  BİLİŞİM SEKTÖRÜNDE SİBER GÜVENLİK
  OKUMAK YA DA OKUMAMAK !
  Siyaset Penceresinden Bir Yaklaşım
 YALOVA TBMM’DE 3 İKTİDAR MİLLETVEKİLİ İLE TEMSİL EDİLMELİ
 

Yalova ilimizin her bir  köyünün  tarihi dokumuzdaki  yeri farklı. Bu farklılık ilimizin zenginliği aslında. Köylerimizin geçmişten gelen tarihi bağları aslında pek çok araştırmacının konusu olmuş durumda. Yalova tarihinde köylerimizin  geçmişten gelen bağlarını net olarak görebiliyoruz. Köyleri ile isimleri anılan pek çok büyüğümüz adeta kahramanlık destanları yazmışlardı İstiklal mücadelemizde. Şimdi ise  torunları dedelerinin tarihten gelen bağlarını daha da sıkılaştırmak istiyorlar. Bizlere düşen onların kahramanlıklarını, bu devlet ve millet için yaptıklarını gelecek nesillere her boyutu ile taşıyabilmek ve sıcak tutmak. Her bir köyümüzdeki bu şahsiyetler için  köylerimizden başlamak üzere Yalova tarihinde altın harflerle yazılması gerekiyor.

Peki, nereden başlanılabilir?

Öncelikle bu şahsiyetlerin her bir köyümüzde tespiti ile işe başlamak gerekiyor. Onların kattıkları değerleri yeni nesillerin farkındalığını artırarak  inanıyorum ki geleceğe daha iyi  ışık tutacaklardır.

Bu köşe yazımda Yalova’nın düşman işgalinde 30 yaşında teğmen rütbesindeyken bu topraklar için canını feda ederek şehit olan Yalova şehitlerinden bir kahramanın güncesinden sizlere kısa notlar iletmek istiyorum. Birinci ağızdan, vefat etmiş olan torunu Remzi Deniz’den alınmış bilgilerle derlenen yazı ile  işte Teğmen Abdülkadir Efendi:

 

Remzi Deniz, Yalova’ya bağlı Burhaniyeköy’de 1939 yılında doğdu. Ocak 1921 tarihinde Dumantepe’de şehit düşen Teğmen Abdülkadir Efendi’nin tek kızı olan Halime Hanım’ın oğludur.

Dedesi Teğmen Abdülkadir Efendi’yi şehit olduğunda yanında bulunan Halasının Eşi Ali Aksoy’dan defalarca dinlediğini ifade ederek o günleri anlattı.

 

Teğmen Abdülkadir Efendi

 

Karamürsel Askerlik Şubesine bağlı, Hacı Mehmet (Yeşil İmam) oğlu, 1308 doğumlu, teğmen rütbesindeki Abdülkadir Efendi  Dumantepe mevkiini savunurken şehit düştü. Şehitlik madalyası, 525 sayılı kanunun 2. Maddesi gereğince 5 Şubat 1928 tarihinde kızı halime Aytuna (Deniz) ya intikal etti.

 

Harp Okulu mezunu olan ve Mondros Ateşkesinin imzalanmasından sonra Osmanlı Ordusu’nun dağıtılması nedeniyle köyüne döndü. Burhaniye köyde bir direniş birliği kurdu.

Teğmen Abdülkadir Efendi, Yunanlıların Yalova’yı işgalinde Dumantepe mevkiinde mevzilenerek şehit düşünceye kadar kahramanca çarpıştı.

Kocaeli Grup Komutanlığı, Teğmen Abdülkadir’e Dumantepe mevkiini tutmasını ve direnişe geçmesini söyledi. Eğer bu tepeyi tutamaz iseniz diğer tepede direnişe devam ediniz dendi. Abdülkadir Efendi de “Ben subay olarak yetiştirildim. İkinci bir tepeye geçmem. Şehit olurum. Mevzilendiğim tepeyi asla bırakmam.” karşılığını verdi.

Çünkü İstanbul’dan Anadolu’ya silahlar Karamürsel üzerinden kaçırılacaktı. Yunan cephesi bu bölgede ikiye bölünecekti. İzmit ve Yalova işgal altında olmasına rağmen Yalova ve Orhangazi tarafından gelecek Yunan ve işbirlikçi Rumlarla Ermenilerin önüne set çekilecekti.

Teğmen Abdülkadir, kendisine verilen bu görevi Dumantepe mevkiinde şehit düşünceye kadar başarılı bir şekilde yerine getirdi.

 

Düşmana baskın yaptılar

Düşman kuvvetlerince Yeniköy tarafından Türk köylerine baskın düzenlendi. İlk baskında düşman geri püskürtüldü. Büyük kayıplar verdirildi. Sonra intikam alırcasına Yeniköy yakınlarında bir maşatlıkta (mezarlık)  çocuk, kadın ihtiyar bir araya toplandı. Ve zavallı savunmasız insanlarımız öldürülmeye başlandı. Vahşet ve işkence uyguluyorlardı. Abdülkadir Efendi uzak bir mevziden dürbünle yapılanları izliyordu. Bir ara yanındaki arkadaşlarına da baktırdı. Yapılanları izledikçe gözleri doldu ve ağlamaya başladı. Yanındaki gönüllülerle birlikte oraya baskın yapmaya karar verdi.

Bir vadiden aşağı indiler. Ortalığı sis basmıştı. Düşman tüfekleri çatılı bir haldeyken herkes bir hedef paylaştı ve mevziler yoğun ateş altına alındı.  Fazlaca kayıp verdirdiler. Havanın sisli oluşundan faydalanarak aynı vadiden kayıp vermeden geri döndüler. Düşman takip yapamadığından bölgeyi top ateşine tuttu.

 

Türklerin silahları toplandı

Dedem Abdülkadir Efendi, her zaman derdi ki:

“Silahlarınızı düşmana teslim etmeyin.”

İşgal güçleri ise “Silahlar teslim olmazsa bütün Türk köylerini yakacağız.” diye tehditte bulunuyordu. Bu korku üzerine 800 mavzer, 500 el bombası Türk köylerinden toplanarak düşmana teslim edildi. Toplanan silahlar ise Ermeni-Rum çeteleriyle Yunan askerlerine dağıtıldı.

 

İhanete uğradılar…

Bu olaylar devam ederken bölgedeki gönüllü birlikler Karamürsel taraflarına çekildi. Dumantepe’yi savunmak ve direnişi devam ettirmek görevi dedem ve yanındaki birkaç kişiye kaldı. Nasıl oluyorsa ilerleyen süreçte tepeyi savunan asker sayısının üç beş kişiden ibaret olduğu bir veya birkaç hain tarafından yunan birliklerine haber verildi. İhanete uğradılar.

 

Son kurşunu atmadan şehit düştü.

Düşman bunun üzerine saldırıya geçti. Çatışma devam ederken mevzide sadece Teğmen Abdülkadir ve halamın kocası Ali Aksoy kaldı. Yine de mevziiyi terk etmediler ve direnişe devam ettiler.

Bir ara Ali dayım dedem Teğmen Abdülkadir’e dönerek dört tane mermisi kaldığını söyledi. Kaçalım dedi. Dedem de kendisinin de iki mermisi kaldığını, onları attıktan sonra geri çekileceklerini söyledi. Fakat o son iki mermiyi atmak kısmet olmadı. Dedem sol tarafından isabet aldı. (Defnedilmeden önce vücudundan çıkarılan bu merminin Fransız yapımı bir silahtan atıldığı tespit edildi.)

Dedem  acıyla vurulduğunu dayıma söyledi ve “beni bırakma” dedi.

Ali dayım dedemi sırtına alarak götürmek istedi. Üzerlerine kurşun yağıyordu. Yoğun ateş altında ilerlemek mümkün değildi. Yaklaşık yüz metre kadar gittikten sonra bir orman kenarına dedemi bıraktı. Üzerini dallarla örttü.

Köye haber verip geri dönmek üzere oradan ayrıldı. Fakat geri geldiklerinde Dedem Abdülkadir Efendi’nin başsız cesedini bulmuşlardı. Şehit dedemin bedenini alarak köye götürüp defnettiler.

 

Burhaniye Köyü’nü dedem Yeşil İmam kurdu

Burhaniye Köyü’nün kurucusu olan Dedemin babası Yeşil İmam (Hacı Mehmet Bahaeddin Efendi) dır.

Rize'ye tabi Gorgor  (Günümüzdeki adı Büyükköy’dür) köyü halkından on beş hane halkına Yalova'da Elmalık üzerindeki araziden uygun miktarda yer verildi. Bu araziye yerleşimleri sağlandı. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi: Tarih: 19/Z /1318 (Hicrî) Dosya No:1382 Gömlek No:1318/Z-28 Fon Kodu: İ..DH) Daha sonra Yeşil İmam bu araziyi beğenmeyerek bugünkü Burhaniye köyün olduğu alanı istedi. Köye Burhaniye adının verilmesi ise aynı yılda padişahın bir erkek çocuğu olması ve adını Burhan vermeleri nedeniyledir. Tıpkı yeni doğan padişah çocuğu gibi sil baştan yeni bir köy doğuyor, adını Burhaniye koyuyorlardı.  Tarih 29 Mart 1903.

 

Dedemin cenaze namazını babası kıldırdı.

Yeşil İmam (dedemin babası) dedem Abdülkadir Efendi’nin cenaze namazını kıldırdıktan sonra söyle seslendiği anlatılır:

“Oğlum başın geldi mi?”

O da “geldi baba, geldi.” diye cevap verir.

Zaten çok geçmeden bir yıl sonra 1922 yılında Büyük Taarruz hamlesinde dedemin babası Yeşil İmam da şehit düşecek ve o da şehit oğlunun yanına şehitlik rütbesiyle gidecekti.

 

Yeşil imam da şehit oldu.

Yeşil İmam da ilerleyen yaşına rağmen Büyük Taarruz’da Milli Kuvvetlere katılarak şehit düştü.

Büyük taarruz harekâtıyla birlikte geri kaçmaya başlayan düşman kuvvetlerini takip eden birlikler, Orhangazi’de Fındıklı bölgesinde şiddetli çatışma içine girdi. Dedemin babası Yeşil İmam’la birlikte birçok kahraman orada şehit oldu. Düşman geri çekildiğinden şehit naaşlarını bir mağara önüne koydular ve geri dönüşte almayı planlayarak takip harekâtına devam ettiler. Fakat dönüşte Yeşil İmam’ın cesedini bulamadılar.

Dedemin babası Yeşil İmam, medrese tahsili görmüş, alim bir kişiydi. Yüzlerce kitabı vardı. Anadolu’daki tarikatlar silsilesinin önemli isimlerindendi. Ondan el almaya gelirlerdi.

 

Dedemin şehit türbesi ve birkaç belge

Şimdi Burhaniye köyde, dedem teğmen Abdülkadir Efendi’nin başsız şehit bedenine ait bir şehit türbesi bulunmaktadır. Dedemin babası Yeşil İmam’ın ise şehit bedenine ait kabrini kalplerimizde yaşatıyoruz. Elimizde kalan dedeme ve babasına ait birkaç eski belge ve kitapla bir türbe. Her fırsat bulduğumda türbeye gider onlara dua ederim.  Her iki şehit dedemin de ruhları şad olsun.

Evet, geçmişi çokça ve asıl kaynaklarından öğrenip bu verileri geleceğe taşımalıyız. İlk ağızdan edindiğimiz  bilgi ve belgeleri sizlerle paylaşmaya çalıştım.

Bu vatan Teğmen Abdülkadir Efendi gibi Şehit ve Gazilerimize minnettar…

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

‘Yalova ve Atatürk’ü seviyoruz’ dediler Yalova Belediyesi’ni çiftliğe çevirdiler
İdris Durmuş


Köylerin kimliği
Süleyman Çelebi
Çeşni

İmam Hatipler niçin var?

Copyright © 1995 - 2020
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!