-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 20 Eylül 2020 Pazar
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
  Dumura uğrayan değerlerimiz ve Kurban 30.07.2020
Süleyman Çelebi  /  Çeşni
 Yazarın Diğer Yazıları
 Ben öğretmen olsaydım
 Kritik sorular!
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Bir güzel yorulan kuşak
 Yoklukla ve varlıkla sınavımız
 Dumura uğrayan değerlerimiz ve Kurban
 Doğada, doğal yaşamak
 Ve Ayasofya’yı açtık
 Vefa ve nankörlük
 Ahlakı olmayanın dini olur mu?
 Necip Fazıl’dan nasihatler
 Ayasofya ve cuma namazları
 Dünyayı akıllı hale getiren insan!
 Makam ve Mevkilere sığınmak
 Unutursan hatırlatırlar
  Elini taşın altına sokmak
 Dürüstlük kimden başlamalı?
 Ahlaksızlıklar ahlak yerine geçince
 Bir nefese bin şükür
 Hayatı anlamak
 Beterin beteri var
 Allah ıslah etsin hastaları
 Ya Rabbi Şükür
 Dünyanın tek gündemi Koronavirüs
 COVİD -19 / CORONAVİRÜS
 Ey Ahali Diye Bağırası Geliyor İnsanın
 OSMANLI TOKATI ve TÜRKLER
 MANEVİYAT TRENDİMİZ VE ÜÇ AYLAR
 YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ
 30 AK PARTİLİYLE HASBİHAL
 HOYRATÇA KENDİMİZİ TÜKETİYORUZ
 DOLMUŞA BİNMEK
 İNANÇSIZLIK TAKINTISI
 26 İLME YÖNELME
 26.Bizde Arap Kaymakam, Libya’da Türk Başbakan; Sadullah Koloğlu
 24. YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN MU?
  ALLAH İÇİN YAPTIKLARIMIZA BİR BAKALIM
 ÜMİTLER BİTTİ Mİ YANİ?
 ERİTTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ
 20. İKNA ET, YÖNET, KULLAN
 SAÇMALIKLARLA MUTLU OLMAK
 MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ
  DÜNYAYA GÜNDEM OLAN MİLLETİMİZ
 Makineleşen insan, robotik toplum
 BİNLERCE MAZERETİ KENARA KOYUP, YA ALLAH DEMEK
 ATEŞ BÖLGESİNDEYİZ
 DİN GÖREVLİLERİ VE CAMİLER HAFTASI
  OKULLARIMIZDA İMAM HATİP FARKI
 SUDAN PARA ALINIR MI?
 MERKEZ CAMİSİNDE İLGİNÇ BİR HATIRA
  UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS
 TOPLUMUN DİNAMİKLERİ
 İNİSİYATİF ALABİLEN BÜROKRAT
 LİYAKAT VE KALİTE
 ÖNCE KENDİNDİMİZE BAKSAK
 NASIL ANLATSAM, KIVRANIYORUM
 TEKNOLOJİ VE DİRİLİŞ İMAM HATİP LİSESİ
 BİSMİLLAH İLE
 

Değerli dostlar, öncelikle idrak arifesinde olduğumuz Kurban Bayramınızı tebrik ederek sözlerime başlamak isterim. Her toplumun kendi inanç, kültür ve  medeniyetinde kendine özel değerleri vardır. İslam toplumu olarak iki önemli ve büyük bayramımızdan biri Kurban Bayramıdır. 

Her yıl Kurban Bayramı geldiğinde bir eksiklik olmasın düşüncesiyle bayramla ve kurbanla ilgili sorular sorulur, kurban kesmenin usulü, kurban etlerinin değerlendirilmesi, kurbanın şartları gibi konular yoğunlukta olmak üzere birçok soruya cevap aranır. Diğer yandan da bir başka kurban karşıtı olan kesimin de merhamet! Duyguları kabarır. Kesilen hayvanların hakları dile getirilir, vejetaryenlik çığırtkanlığı yapılır, hayvan katliamından bahsedilir vs. 

Ben her iki durum üzerinde de durmaktan ziyade kurbanın sosyal yönü üzerinde biraz durmak isterim.  Öncelikle kurbanın yüce Allah’ımıza karşı bir şükür borcu olduğunu biliyoruz. Ama eskiden kesilen kurbanlarla günümüzü bir kıyaslarsak dejenere olan durumları daha iyi anlarız. 

Ancak hayvan katliamından bahsedenlerin yıl boyunca imkansızlıktan dolayı evine et girmeyen binlerce muhtaç insanımızın olduğunu görmemeleri üzücüdür. Kesilen kurban etleri eskiden üçe taksim edilirdi. Bir kısmı kurban kesmeyen kişilere dağıtılırdı. Diğer bir kısmı kurban kesse de eşe, dosta, komşuya dağıtılırdı. Diğer bir kısmı ise aile efradına bırakılırdı. Kurban etleri aile içinde yenirken kurbanın ne anlama geldiği aile içinde anlatılıp yeni nesile öğretilirdi. Kurbanlar kesime gitmeden öce hayvan sabahleyin süslenir, hizmetleri yapılır, karnı doyurulur, suyu verilir, tuz verilir, bıçaklar keskinleştirilir, kesim yerine götürülürken incitilmez, gerekirse gözleri bağlanır ve incitmeden kesilerek merhametin en güzel örneği sergilenirdi. 

Bayramda kurban işlemlerinden sonra yakın akrabalardan başlanıp, komşular ve mahalle komşu ve tanıdıklarıyla bayramlaşılırdı. Çocuklar el öpme ve bayramlaşmayı öğrensin diye gruplar halinde bayramlaşmaya gönderilirdi. Alınan hediyeler tek bir torbada toplanıp, sonra çocuklar kendi aralarında adil olarak dağıtım yaparlardı. Mezar ziyaretleri arife veya bayram günlerinde yapılıp hem ölüm hem de ölüler hatırlanırdı. Onlara dua edilir, kabirleri düzeltilirdi. Bayram öncesinde alamayacak komşular düşünülerek, imrendirmemek için abartılara kaçmadan çocuklara ve aile efradına bayramlık giyişiler alınırdı. 

Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün. Ancak günümüze baktığımızda durum çok değişmiş, dejenere olan ve içi boşaltılmış, ruhsuz, zevksiz, sosyalliği tükenmiş bir bayramdan ziyade, et bayramına dönüşmüş bayramları yaşıyoruz üzüntüyle. Arkadan gelen nesil çok daha mağdur yetişiyor. Onlara öğretemediğimiz gelenek ve dini değerlerimizi onlar çocukların nasıl öğretecekler? 

Biz sadece bayramlarımızı değil her şeyimizi aslından dönüştürerek ne idüğü bilinmez hale getirdik. Eskiden kadınlarımız vücutlarını kem gözden korurdu. Kıyafetlerine dikkat ederdi. Mahrem yerlerini deşifre etmezdi. Hatta bir erkek balkona belden yukarı soyunmuş halde çıksa; bir işçi mahalle arasındaki inşaatta çalışırken belden yukarısını açsa, kot pantolon giyip vücut hatları görünse bunlar çok yadırganırdı. Edepsiz adam diye yad edilirdi. Oysa erkeğin diz kapağı ile göbeği arası mahrem kısmı olmasına rağmen, edepten dolayı ahlaki zaaflı kişi görülürdü. 

Şimdi bir erkeğin kıyafetleri değil, kadınların tamamen teşhir edilmesi, yatak kıyafetleriyle sokaklarda dolaşması, kırıtması, cazibe merkezi olması bile normalleşti. Artık bazı erkek ve bayanlar evlenmeyi ağır bir yük, sorumluluğu asla yapılamayacak bir karar görmekteler. Oysa eskiden çok fakru zaruret durumlarında bile genç kız ve erkeklerin evlilik hayalleri vardı.

Her alanda kaybettiğimiz değerlerimizi gençlerimiz artık anlamıyor, hatta saçma buluyor, gerekliliğini tartışıyor. Sorumsuzca bir hayat tarzı geliştiriyorlar. Aileden kopuyor, arkadaşlarından kopuyor, toplumdan kopuyor, sosyal medya ile hayali arkadaşlıklar geliştiriyor. Kısaca toplum olarak eriyip kayboluyoruz. Uğrunda öleceğimiz değerlerimizi sulandırdık. Saldırgan, küfürbaz, sorumsuz, kutsalları zayıflamış bir toplum inşa ediyoruz. 

Allah bizleri neslimize örnek eylesin. Bu değerlerimizi koruyabilmemizi, neslimize emanet edebilmemizi, bayramlarımızı, kültürel ve dini değerlerimizi muhafazayı naip etsin bize ve neslimize.

Hayırlı ve bayram tadında bir Kurban bayramı nasip etsin Mevla’mız hepimize.

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

CHP’li Başarır, Salman’ı algılarla mı kurtaracak?
İdris Durmuş


Burhaniyeli Şehit Teğmen Abdülkadir Efendi
Süleyman Çelebi
Çeşni

Ben öğretmen olsaydım

Copyright © 1995 - 2020
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!