-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 20 Eylül 2020 Pazar
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
  MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ 14.11.2019
Süleyman Çelebi  /  Çeşni
 Yazarın Diğer Yazıları
 Ben öğretmen olsaydım
 Kritik sorular!
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Balkan gezisinden değerlendirmeler
 Bir güzel yorulan kuşak
 Yoklukla ve varlıkla sınavımız
 Dumura uğrayan değerlerimiz ve Kurban
 Doğada, doğal yaşamak
 Ve Ayasofya’yı açtık
 Vefa ve nankörlük
 Ahlakı olmayanın dini olur mu?
 Necip Fazıl’dan nasihatler
 Ayasofya ve cuma namazları
 Dünyayı akıllı hale getiren insan!
 Makam ve Mevkilere sığınmak
 Unutursan hatırlatırlar
  Elini taşın altına sokmak
 Dürüstlük kimden başlamalı?
 Ahlaksızlıklar ahlak yerine geçince
 Bir nefese bin şükür
 Hayatı anlamak
 Beterin beteri var
 Allah ıslah etsin hastaları
 Ya Rabbi Şükür
 Dünyanın tek gündemi Koronavirüs
 COVİD -19 / CORONAVİRÜS
 Ey Ahali Diye Bağırası Geliyor İnsanın
 OSMANLI TOKATI ve TÜRKLER
 MANEVİYAT TRENDİMİZ VE ÜÇ AYLAR
 YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ
 30 AK PARTİLİYLE HASBİHAL
 HOYRATÇA KENDİMİZİ TÜKETİYORUZ
 DOLMUŞA BİNMEK
 İNANÇSIZLIK TAKINTISI
 26 İLME YÖNELME
 26.Bizde Arap Kaymakam, Libya’da Türk Başbakan; Sadullah Koloğlu
 24. YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN MU?
  ALLAH İÇİN YAPTIKLARIMIZA BİR BAKALIM
 ÜMİTLER BİTTİ Mİ YANİ?
 ERİTTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ
 20. İKNA ET, YÖNET, KULLAN
 SAÇMALIKLARLA MUTLU OLMAK
 MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ
  DÜNYAYA GÜNDEM OLAN MİLLETİMİZ
 Makineleşen insan, robotik toplum
 BİNLERCE MAZERETİ KENARA KOYUP, YA ALLAH DEMEK
 ATEŞ BÖLGESİNDEYİZ
 DİN GÖREVLİLERİ VE CAMİLER HAFTASI
  OKULLARIMIZDA İMAM HATİP FARKI
 SUDAN PARA ALINIR MI?
 MERKEZ CAMİSİNDE İLGİNÇ BİR HATIRA
  UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS
 TOPLUMUN DİNAMİKLERİ
 İNİSİYATİF ALABİLEN BÜROKRAT
 LİYAKAT VE KALİTE
 ÖNCE KENDİNDİMİZE BAKSAK
 NASIL ANLATSAM, KIVRANIYORUM
 TEKNOLOJİ VE DİRİLİŞ İMAM HATİP LİSESİ
 BİSMİLLAH İLE
 

İnsan, çevre, sağlıklı hayat; hepimizin sürekli zikrettiğimiz konulardır. İnsanoğlunun sorumsuzca, hoyratça israf ettiği tabiat dengeleri, sağlıklı hayatımızın da uçurum kenarına itilmesini sağlamıştır. 

 

Yeşil çevre, bizi mutlu eden çevredir. Çünkü çevremizdeki orman, oksijeniyle, içinde barındırdığı doğal imkanlarıyla, hayvan, böcek, kuş, gölge, yakıt, sanayi mamulü gibi bir çok zenginliği bize sunmaktadır.

 

Ama ne hikmetse bir ağacı toprakla buluşturup, “Benim de bir dikili ağacım var” diyebilecek kaç insanımız var. Hatta var olan ağaçları ve bitkileri yok etmeyi marifet sananlarımız bile var toplumda. Bu orman yangınlarını çıkartanlara nasıl insan diyebiliriz? Bizim ecdadımız ta Avrupa’dan Çine kadar İpekyolu üzerinde sincapların yere inmeden ağaçların dalından dalına sıçrayarak gidebileceği bir mirası bize bırakmışken, hepsini yerle bir ettik.

 

Hatta yetmemiş gibi “Bu devlet ne yapar, Orman Bakanlığı ve müdürlükleri ne iş yapar, neden ülkemiz çöle dönüşmüş, ağaç dikilmiyor” diye nara atanlar da yok değil. Bizim eskilerimiz, ağacı, meyveyi kendi diker, hizmet edip büyütürdü. Onun dalında konaklayan kuş, gölgesinde yatan hayvan veya insanın memnuniyetini ibadet sayardı. Biz vatandaş olarak hayatımızda bir ağaç dikip büyüttük mü? 

 

Ağaç yetiştirmek insan yetiştirmek gibi zor değildir. Bir ağaç yetiştirmeyen insan, nasıl insanı eğitecek, yetiştirecek? İşte onun yetiştireceği insan bu günkü toplumu oluşturuyor. Evet çok kaliteli insanlarımız da var, beş kuruş etmeyecekler de var.

 

Şimdi Orman Bakanlığı 11 Kasımı AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ  ilan etmiş. Bu yıl ilk 11 milyon üzerindeki fidanı toprakla buluşturduk. Artık her yıl tekrarlanacak bu dikim. Çok sevindim bu uygulamaya. Birçok STKmız var, emeklilerimiz, öğrencilerimiz, devletten aldığı maaşla geçinen bürokrat ve memurlarımız, fabrikalarda çalışan işçi ve patronlarımız var. Herkes uygun yerlere birer ağaç dikip büyümesini sağlasa yılda ülkemizde 80 milyon ağaç dikilmiş olur. Birkaç yılda Sibirya ormanlarını geçeriz. Zor bir iş mi bu? Hayır. Kendi oturduğumuz apartmanın veya evin önünde bile ağaç olmayan yerlerimiz var. Belediyenin diktiği ağaçları korumayan, dalını budağını kıran eğitimsiz kişilerimiz var.

 

Halbuki okullarımızda çocukluktan beri ağacın önemi anlatılır, camilerimizde anlatılır. Ama dinleyenlerin sayısı maalesef çok az. Esnaf iş yerinin önüne, sanayici sanayi çarşısına, apartman yöneticisi kendi bahçesine ve kaldırımına, yol kenarında kuruyan bir ağacı “birileri diksin” beklentisi yerine, “bu benim ağacım olsun” diyerek bir ağaç dikmek ne kadar anlamlıdır. Yeter ki diktiğimiz ağaç yarın sorun oluşturmasın, planlı ve nizami olsun.

 

Çiftlikköy Meydanında bir çam ağacına “Ertuğrul Ağacı” diye bir tabela asılmış. Bu çamı merhum Ertuğrul’un diktiğini söylüyorlar. Bu ne güzel bir anı. İnsan ölse de arkasında bıraktığı eser işte. Allah rahmet etsin.

 

Yaşlı bir dede bir yere meyve ağacı dikiyormuş, oradan geçen devlet idarecisi demiş ki, “Dede ne yapıyorsun? 

Dede “Meyve ağacı dikiyorum” demiş. İdareci, “Ama bu meyve sana yetişmez, senin yaşın çok ilerde”. Dede demiş ki, “ Evet, ama ben dedelerimin diktiği meyveleri yiyorum, benim torunlarımın yemesi için ben de bu ağacı dikiyorum” 

 

Bu son hikaye sanırım maksadımı açıklamak için yeterli olmuştur. Allah’a emanet olun. 

 

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

CHP’li Başarır, Salman’ı algılarla mı kurtaracak?
İdris Durmuş


Burhaniyeli Şehit Teğmen Abdülkadir Efendi
Süleyman Çelebi
Çeşni

Ben öğretmen olsaydım

Copyright © 1995 - 2020
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!