-  Kurumsal  -  Reklam  -  İletişim 22 Şubat 2020 Cumartesi
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  
 
      
 
Başlıksız Belge
   UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS 22.08.2019
Süleyman Çelebi  /  Çeşni
 Yazarın Diğer Yazıları
 YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ
 30 AK PARTİLİYLE HASBİHAL
 HOYRATÇA KENDİMİZİ TÜKETİYORUZ
 DOLMUŞA BİNMEK
 İNANÇSIZLIK TAKINTISI
 26 İLME YÖNELME
 26.Bizde Arap Kaymakam, Libya’da Türk Başbakan; Sadullah Koloğlu
 24. YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN MU?
  ALLAH İÇİN YAPTIKLARIMIZA BİR BAKALIM
 ÜMİTLER BİTTİ Mİ YANİ?
 ERİTTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ
 20. İKNA ET, YÖNET, KULLAN
 SAÇMALIKLARLA MUTLU OLMAK
 MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ
  DÜNYAYA GÜNDEM OLAN MİLLETİMİZ
 Makineleşen insan, robotik toplum
 BİNLERCE MAZERETİ KENARA KOYUP, YA ALLAH DEMEK
 ATEŞ BÖLGESİNDEYİZ
 DİN GÖREVLİLERİ VE CAMİLER HAFTASI
  OKULLARIMIZDA İMAM HATİP FARKI
 SUDAN PARA ALINIR MI?
 MERKEZ CAMİSİNDE İLGİNÇ BİR HATIRA
  UNUTKANLIK VE 17 AĞUSTOS
 TOPLUMUN DİNAMİKLERİ
 İNİSİYATİF ALABİLEN BÜROKRAT
 LİYAKAT VE KALİTE
 ÖNCE KENDİNDİMİZE BAKSAK
 NASIL ANLATSAM, KIVRANIYORUM
 TEKNOLOJİ VE DİRİLİŞ İMAM HATİP LİSESİ
 BİSMİLLAH İLE
 

17 Ağustos Marmara Depreminin 20 yılında o günkü mahşeri anı yeniden andık Yalova olarak. O tarihte ben Almanya’da görevdeydim. TV kanallarından herkes gibi pürdikkat olanları anlamaya çalışıyor ve ne kadar çaresiz olduğumuzu o gün hissetmiştim bir kere daha. Deprem resimleri ve anılarını anlatan birçok kişiyi dinliyor olsak da, bir roman veya hikaye nakli gibi dinliyor olduk, diğer tarihi vakalar gibi.

Halbuki o gün en sevdiğini enkazın altından canlı veya cansız çıkartmak için bağrışmalar, üst baş yontmaları görmüştük. Cesetleri yıkayacak defnedecek din bilgisine sahip insan bulamıyorduk. Cesetlerini bulamayan veya sahibini bulamayan ölümler vardı o gün. Bir kuru ekmeği, bir bardak suyu arayan kaç bin kişi vardı o gün. Parasından, pulundan, evdeki sevdiği eşya ve giysilerinden, oyuncaklarından her şeyinden vaz geçmiş, kıyamette nefsi nefsi dercesine medet umanlar hala yaşıyorlar.  Depremi fırsat bilip hırsızlık ve ganimet peşinde olan canavarları da duymuştuk o günlerde. Gün geldi iş makineleriyle cesetleri kamyonlara belki de doldurduk. Mezarları kazacak mezarcı bulamayınca, kepçelerle kazdık. Kefen yerine ceset torbası kullandık. Canlı kurtaranlar bu şehirden öyle nefret etmişti ki, evini bir yol nakliyesine satıp memleketine dönenleri duymuştuk. İnsanların manevi hisleri coşmuş, sığınak olarak Allah’ın yardımının dışında her şeyin hikaye olduğunu görmüş bir tecrübe yaşadık.

Tamam da ne erken unuttuk bu süreçleri. Halbuki her yıl TV’lerde canlandırılıyor bu kıyamet sahneleri. O günkü aciziyetimizi unutup, artık kimsenin bize dokunamayacağını sanırcasına yeni bir hayata başladık. O gün bir bardak su yoktu, şimdi su israfımızı ölçemiyoruz. Kuru ekmek yoktu, bayat diye ekmekleri çöpe atıyoruz. Yemek ve tesis kalitelerini beğenmiyoruz. Giysi, ev konforu, araç konforu hesapsız ilerliyor. Bu müreffeh hayatın kalıcı olduğuna inanır duruma geldik.

O günlerde cami, Kuran Kursu, İmam Hatip okullarını, köy konakları, muhtarlık evleri, halk eğitim kurslarının mekanlarını, halkımız imkanlarının kısıtlı olmasına rağmen kendi yapıyordu. Fakire, muhtaca, misafire daha şefkatliydik. O günlerde devletin kasası boşalmış, memur maaşlarının bile gelen yardımlardan yatırıldığı günleri biliyoruz.

Şimdi ne oldu? Şimdi Suriyeli, Iraklı gelmeli miydi, gelmemeli miydi? Türkiye yurt dışında cami yapmalı mı, yapmamalı mı? Çamlıca camisine gerek var mıydı, yok muydu? Diyanet Vakfı ve diğer dernek ve vakıflar bunca dünya ülkesindeki mağdurlara bu kadar yardım yapmalı mı yapmamalı mı? Biz açken başkalarını mı düşünecekmişiz.

Ben şunu söyleyip mevzuyu kapatmak isterim. Allah’ın verdiği binlerce nimete şükretmeyen insan, hiçbir şeyin kıymetini bilemez, göremez, imkanlarının farkında olamaz. Yani nankörlük onun hücrelerine işlemiştir. Tarihini, tarihsel vakalarını hissedemeyen ve unutan insanda bir şey olmaz. İslam’ın denge sistemi ne güzeldir de, ne Müslüman, ne de Müslüman olmayan işin farkındadır. Islah et bizi Allah’ım. Unutturma bize ibret alacağımız olayları, ibret alanlardan eyle bizi.

 

      Köşe Yazarları

Ayhan Polat
Kalemin Gölgesi

BU HIRSIZLIK VE YOLSUZLUK, VEFASIZ VEFA’YI KOLTUĞUNDAN EDER
İdris Durmuş


BU EVDE ŞEFKAT VAR…
Süleyman Çelebi
Çeşni

YOĞUNLUKTAN BİRŞEY GÖREMİYORUZ

Copyright © 1995 - 2020
       Siyaset  -   İlçeler  -   Eğitim  -   Güncel  -   Magazin  -   Spor  -   Sağlık  -   Diğer  -   Kültür Sanat  -  

Yalova Haber  -  Çiftlikköy Haber  -  Çınarcık Haber
 
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları www.ciftlikkoy.com.tr'a aittir. Haber, yazı ve fotoğraflar hiç bir şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Kullanılması halinde yasal işlem başlatılır!